Kadın, patriyarkal sistemin aşağısı, ötekisi konumunda iken; trans kadınlar ise bu sistem içerisinde aşağının aşağısı, ötekinin ötekisi olarak konumlandırılıyor. Günlük yaşantımızda sokakta yürürken, alışveriş yaparken, toplu taşıma araçlarını kullanırken, restoran ve kafelerde otururken, toplumsal yaşama katılımımız engellenirken, tecrit edilirken ciddi ayrımcılıklara maruz kalmakla beraber; psikolojik ve fiziksel şiddetin, nefret suçlarının her zaman hedefinde oluyoruz. Günlük yaşantımızda maruz kaldığımız ayrımcılık ve tecrit, hapishane koşullarında ise elbette daha da belirgin şekilde sürüyor.

Buse Aydın 24 yıldır hapiste; 5 yıldan bu yana ise Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Erkek Hapishanesi’nde tecrit altında.

Buse, geçirmek istediği cinsiyet uyum ameliyatı için daha önce Adalet Bakanlığı’na bir dilekçe yazmıştı. Dilekçe sonrası ise bir kez Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmiş; Adli Tıp Kurumu’ndan da “cinsiyet geçişinin ruh sağlığı açısından ZORUNLU” olduğuna dair rapor almıştı. Ancak, ATK’nın vermiş olduğu bu rapora rağmen Buse’nin cinsiyet uyum ameliyatı engellendi.

Var olan savcılık kararı ve iki ayrı Devlet Hastanesi’ne ait raporlarına rağmen cinsiyet uyum ameliyatı engellenen Buse, Adalet Bakanlığı’na yeni bir başvuruda bulundu. Bakanlık ise bu kez, Buse hakkında daha önce verilen kararları görmezden gelerek Buse’nin dosyasını yeniden Adli Tıp Kurumu’na gönderdi. ATK, bir önceki karardan farklı olarak bu kez Buse’nin ameliyatı için “yaşamsal aciliyeti yoktur” kararı verdi. Ve Buse’nin ameliyat hakkı elinden alındı.

Buse’nin cinsel kimliği ile özdeşleşen zorunlu ihtiyaçları, mavi kimlik taşıması bahane edilerek karşılanmıyor. Buse ise cinsiyet uyum ameliyatının gasp edilmesinden dolayı 31 Ocak tarihinden bu yana ölüm orucunda. Bu, Buse’nin ilk direnişi değil. 2013 yılından beridir beden ve kimlik mücadelesi veren Buse, haklarının gasp edilmemesi için defalarca açlık grevi-ölüm orucu direnişi başlatmış, ancak sesini duyuramamıştı.

Buse’nin sesini duyurmak, hepimizin sorumluluğudur. Bakanlığa ve BİMER’e soralım. hapishane idaresini arayalım. İşkencenin Önlenmesi Avrupa Komitesi’ne mailler atalım. Haber yapalım. Buse için ses çıkartalım. Buse yasal hakkını kullanmak istiyor ve bu hak yaşam hakkıdır.

Buse’nin ameliyat talebi, hayati aciliyettedir ve derhal kabul edilmelidir.

Buse’yi yalnız bırakmayalım!

Transfobik ve homofobik zihniyete karşı, Buse’nin sesine ses olalım.

Onun tek istediği, bedenindeki hapishaneden kurtulmak!

 

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 48. Sayısında yayınlanmıştır.

Gazetemizde yayınlanan tüm yazılara arşiv bölümünden ulaşabilirsiniz.

Etiketler: , , ,

Giriş
Login