SEATTLE: Geleneği Anarşist Bir İsyan

Seattle bir kez daha özerkleşiyor. 11 Haziran’da özerk komün ilan edilen Seattle’da şuan belediye binası komünün merkezi konumunda. 1999’dan tam 21 sene sonra, George Floyd İsyanı’yla başlayan eylemler Seattle’ın ikinci kez kazanılmasıyla sürüyor.

Birinci kazanım, Dünya Ticaret Örgütü’nün toplantısını Seattle’da yapacağını açıklamasının ardından başlamıştı. Açıklama sonrası Seattle’da herkes DTÖ toplantısını engelleme çağrıları yapmıştı. Küreselleşen kapitalizmin bu toplantıyla dünyayı daha fazla nasıl sömüreceği, neler planlayıp programladığı bu çağrılarda anlatılıyordu. Gelişmiş ve gelişmemiş devletler arasındaki farkın artacağını, bu durumun gelişmemiş devletlerdeki yoksulları daha da yoksullaştıracağını, insanın sömürüsünden hayvanın sömürüsüne yaşamın sömürüsünün katlana katlana artacağını ve devletlerin, şirketlerin adaletinin olmadığını anlattılar. Herkesi adalet ve özgürlük için, dünya için Seattle’a çağırdılar. Kaplumbağa katliamlarını durdurmak isteyenlerden kredi kartı borcunda batanlara, adalet isteyen işçilerden işsizlere, özgürlük isteyen gençlere, kadınlara, LGBTİ’lere varıncaya kadar çağrıyı duyan herkes Seattle’daydı. DTÖ toplantıları eylemlerle engellendi; polis yetişemediği için -şimdilerde Trump’ın tehdit ettiği gibi- asker de Seattle’daydı. Küresel kapitalizmin kuruluş toplantısı istenildiği gibi geçmedi. Seattle’ın bu büyük direnişi anarşistlere atfedildi. Çünkü anarşistler ayrıntıları tek tek çalışmış ve eylemleri örgütlemişlerdi. Yeni dünya düzenine yeni bir anlayışla direnmek gerekiyordu ve anarşist örgütlenmeler böylesi yenilikleri yaratıcılıklarıyla oluşturuyordu. Çeşitli bloklar kuruldu; liberaller boş bir kitlesellik örgütlüyordu, sosyalistler kızıl blok kurmuşlardı, anarşistler ise kara blok. Ayrımlar o günlerde böyle belirgin olmasa bile o günlerden bugüne bilinen tek blok, kara blok oldu. Anarşistlerin kurduğu bu kara blok anlayışı günümüz ANTIFA anlayışının temelidir.

Seattle eylemleri dünyadaki sosyalist örgütlenme anlayışlarını da etkiledi. Ezen ezilen ilişkisinden doğan ezilenlerin mücadelelerinde, Marksist Leninist sınıfsal bir bakıştan çıkarak öncelik-sonralık yani önem hiyerarşisi olmaksızın beraberlikler kurulabileceği büyük ölçüde kabullenildi.

Seattle 99’un etkileri say say sonlanmaz. Ama şimdilerde dolaylı etkileşimlerinin yanı sıra doğrudan etkisini tekrar yaşıyoruz. 21 sene sonra, aynı Seattle ikinci kez özerkleşiyor. Anarşistler belediye binasının işgali sonrasında tabelasını değiştiriyor ve tabelayı Capitol Hill Autonomous Zone yapıyor. Trump tarafından tüm dünyaya bu ilanın öznesinin anarşistler olduğu duyuruluyor. Önce ANTIFA örgütü, şimdi anarşistler.

ABD devletinin anarşist korkusu, kabusu yüz yıldan fazladır sürüyor. Öyle kolay kolay da sonlanmaz. Polisi de askeri de yetmez. Zaten Trump da yerel yönetime “Siz bitirin yoksa, biz bitiririz!” diyor ama “Siz bitirin!” diye de vurguluyor. Yerel yönetimin söyledikleri daha da ilginç, Trump’a “Devlet yönetmeyi bilmiyorsun!” diyor. Anlamı şu: “Sen anarşistleri bilmiyorsun!” 

CHAZ’da (Capitol Hill Otonom Bölge) şu an devlet saldırısına karşı silahla savunma faaliyeti Redneck Revolt antifaşist, anarşist örgütlenmesi koordinasyonunda. Bir işçi örgütlenmesi olan Redneck Revolt, Kara Öfke ve Kara Panterler’le de ilişkili. CHAZ’da gündelik yaşam ise Taksim İsyanı’nı deneyimlemişler için bayağı tanıdık. Barikatlarla çevrilmiş, bahçeler tarlalaşmış, belediye binası ve etrafı forumların yapıldığı alanlara dönüştürülmüş.

“Dünyayı ABD yönetiyor” iddiası, yeni ve farklı iddialara rağmen hala değişmedi. Seattle ise sistemin tam ortasında bir delik. Bundan 21 sene önce yoldaşların açtıkları delik birçok şeyi değiştirmişti. Şimdi açtıkları delikse hem şimdiyi değiştiriyor hem de sonrasını değiştirecek.

Serkan Bayrak